|
Ustam haklısın, kabulümdür ne desen...
Renkten renge girdim, yüzüm desen desen.
Dostluğumuzun başlangıcını biliyorsun,
Güvercin, kurt, arı iktidarında
Kapını çalmıştım...
Masallarından ilham almıştım.
Birkaç kez kapını çaldım yeni iktidarda,
Adını koymakta zorlandım, başım darda.
Önce AK keçi dedik;
İnadım inat, budur en güzel sanat!
Sonra AK tilki dedik;
Kurnaz mı kurnaz, bağnaz mı bağnaz!
Döndük dolaştık şunda karar kıldık:
AK baba!
AK babalar gibi daldılar
Devletin, toplumun üzerine.
La Fontaine:
''Anımsıyorum, anlattın bunu ilk günlerde
Söyle bakalım, iktidar şimdi nerde?''
İşte ben de onun için geldim kapına
AK baba istiyor ki; herkes ona tapına.
Öyle bir dönemden geçiyoruz ki
Çok zor tarifi...
Elde ampul içlerini arıyoruz
Bulamıyoruz bir arifi...
Devlete hizmet için değil
Hükmetmek için geldiler,
Herkes, tamam dedi...
Tüm devlet kadrolarını imamlaştırdılar
Herkes, olur o kadar dedi...
Bundan cesaret alınca AK baba
Koydu kuralını:
"İktidarımız ken-dine dönüktür,
Bizden olmayanın hali sönüktür.
Artık bizden sorulur ihaleler
Ee biraz geniştir bizim sülaleler...''
Usta hani bir devir vardı, adı lale
Şimdiki devrin adı oldu sülale...
En iyi yaptıkları şey takıyyeydi
İki aydır onu da bıraktılar.
Ulusal bayramların suyunu çıkarıp
Törenini ortada bıraktılar.
Ekonominin dümenini terk edip
Dalgalanmaya bıraktılar.
Ulusal davalar mı?
Kundaklayıp cami avlusuna bıraktılar.
Kundaklamayı hangi anlamda alırsan!
Bir korkunç politika daha ürettiler
Akla hayale gelmez...
Şeytan pabucunu ters giyer
Bir daha bizim diyara gelmez.
Üniversiteyi ele geçiremedin mi?
Çete diye suçla rektörü,
Anlasın uyanığı körü...
Kafandakine engel devlet kurumu var?
Topla 3-5 subay...
Yanlarına da bir miktar kobay
Bul güzel bir çete adı
Ne hoş... İnsanı bayar tadı!
Memleketi neden temizlemek gerekiyorsa
Tümünü toplayıp kullandı AK baba...
Sormaya başladı ahali:
''Ne bu devletin hali?
Kim kurtaracak bizi bunlardan
Bıktık kokmuş tuzlardan unlardan...''
İşte böyle usta, halimiz harap
Bu icraatın yanında beyaz kalır Arap.
La Fontaine:
''Anladık çırak
Her geçen gününüz öncekini aratıyor
Ben boşuna suçlamışım
Kargayı, yılanı, ayıyı...
Bir masalda kaç karakter anlattın
Unuttum sayıyı...
Yoktur benim masallarımda bile bu kadarı
Bunlar ambarda ne hazine bırakır, ne darı
Gözünü seveyim çırak,
Beni kendi masallarımla bırak...''
MUSTAFA BALBAY |